Erasmus ile Finlandiya'ya Giden Öğrencimizin Kaleminden Deneyimleri

Merhaba,

Ben Buse Över. Atılım Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunu ve Uluslararası İlişkiler Bölümü dördüncü  sınıf öğrencisiyim. 2014 Bahar Dönemini Erasmus Programıyla Finlandiya’nin Joensuu şehrindeki Doğu Finlandiya Üniversitesi’nde geçirdim. Erasmus programıyla ilgili bu güne kadar büyük ihtimalle duyduklarınız, “Farklı kültürlerden arkadaşlar edinmek, Avrupa’da kolayca seyahat edebilmek ve sınırsız eğlence.” Olmuştur. Bunların hepsi doğru olsa da bence Erasmus’un en önemli özelliği bütün sorumluluğun belki de ilk kez sizde olması, dilini bilmediğiniz ve ilk defa gittiğiniz bir yerde yaşamak. Kimilerine korkutucu gelen bu fikir benim yaşadığım en güzel deneyimlerden biriydi. Bu yazıda elimden geldiği kadar gitmeden önce merak ettiklerimi göz önünde bulundurarak erasmus programından yararlanmayı düşünen arkadaşlara ışık tutmaya çalışacağım.

Başvuru süreci ve evrak işleriyle ilgili bilgiler uluslararası ilişkiler ofisinin internet sitesinden ya da Erasmus Koordinatörümüzden rahatlıkla alınabileceği için ben bu sürecin sonrasından anlatmaya başlamak istiyorum. Başvurum tamamlandıktan ve karşı okuldan kabul aldıktan sonra halledilmesi gereken ilk iş tabii ki konaklamaydı. Joensuu küçük bir şehir olduğu için bu konuda fazla seçenek yok. Yapmanız gereken en hesaplı ve bütün uluslararası öğrencilerin tercihi olan Joensuun Elli adlı şirkete başvurmak . Bu şekilde 3 odalı bir dairenin tek odası size ait oluyor; banyo, tuvalet ve mutfağı diğer iki odada kalan ev arkadaşlarınızla paylaşıyorsunuz. Ayrıca okula kabul edildikten sonra Doğu Finlandiya Üniversitesi size rehberlik etmesi için bir öğrenci ayarlıyor, eğer şanslıysanız bu kişi siz alışma sürecini tamamlayana kadar her adımda yanınızda oluyor. Örneğin benim rehberim gidiş tarihim Pazar gününe denk geldiği için benden önce gidip anahtarımı teslim almış, havaalanında beni karşılayıp evime götürmüş, ilerleyen günlerde okulu gezdirmek ve şehri  tanıtmak dahil birçok konuda yardımcı olmuştu. Doğu Finlandiya Üniversitesi İlk hafta düzenlediği oryantasyon programı ve ESN (Erasmus Student Network) etkinlikleriyle alışma sürecini kolaylaştıran bir okul. Ayrıca hocalar, okuldaki görevliler, bankadaki görevliler, diğer öğrenciler kısaca Joensuu’daki insanların hemen hepsi her konuda yabancı öğrencilere karşı çok yardımcı ve sabırlılar.

Finlandiya denince akla ilk gelen iki kelime sanırım “soğuk” ve “pahalılık”tır. Bu iki konuda ne yazık ki yapılabilecek pek bir şey yok. -30 dereceyi ve Mayıs ayı ortasında yağan karı gördüm. Ocak ayında sabah 9.30’da aydınlanan hava öğleden sonra 14.30-15.00 arası kararıyordu. Kış aylarında Fin halkı pek sokağa çıkmaz, hayat iş/okul-ev arasından ibarettir, ama bu uluslararası öğrenciler için geçerli değil. Tabii ki Mart ayından sonra her şey daha güzel oluyor. Kış aylarında aydınlanmayan hava Mayıs ayından sonra kararmıyor.

Joensuu çok küçük bir şehir, ilk haftalarda özellikle büyük şehirlerden gelenler için zor olabiliyor, ama arkadaş çevrenizi kurup şehre ayak uydurmaya başladıktan sonra endişeleriniz yok oluyor. Şehir içinde en uygun ulaşım aracı bisiklet. Toplu taşıma pahalı olduğu için şehre gelen öğrencilerin ilk işi bisiklet kiralamak oluyor. Onun dışında ikinci el dükkânları çok yaygın ve hesaplı. Şehirlerarası tren biletlerinde, bar ve kafelerde öğrenci indirimleri uygulanıyor. Bu indirimlerden yararlanmanız için kaydınız tamamlandıktan sonra belli bir ücret karşılığı öğrenci birliğine üye olmanız gerekiyor. Bunlar ülkedeki hayat pahalalılığından minimum düzeyde etkilenmenizi sağlayacak bazı ip uçları.

Ne var ki gittikten en fazla 1 ay sonra yukarıda anlattığım her şey küçük birer detay haline geliyor, hayat hızlanmaya başlıyor, arkadaşlıklar sağlamlaşıyor, seyahatlere çıkılıyor ve 5 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçip dönüş vakti geldiğinde artık gerçek evinizin neresi olduğuna karar veremiyorsunuz. Ben Finlandiya’dan döneli 2 ay olmasına rağmen hala bazen kendimi oraya dönecekmiş gibi hissediyorum.  Erasmus gerçekten de hayatınız boyunca edinebileceğiniz en güzel tecrübelerden biri, öğrencilik hayatınız bitmeden bu fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Erasmus Programı’ndan faydalanmak isteyen arkadaşlara genel önerilerim: seyahet edin, görebildiğiniz kadar ülke görün, arkadaş edinirken kendinize yakın, daha iyi anlaşabildiğiniz kültürlerin yanı sıra size en uzak olanı tanımak için de çaba gösterin ve en önemlisi “yabancı öğrenci” fanusundan çıkarak gittiğiniz ülkenin günlük yaşamına adapte olmaya çalışın. Erasmus sürecini uzun bir tatil olarak görmeyin, kendinizi gittiğiniz yere ait hissetmek için çaba gösterin.  Erasmus Programı ve Finlandiya hakkında sorularınızı buseover01@gmail.com hesabına e-posta atarak sorarsanız severek yanıtlarım.