İsmail Küçükkaya'dan Başarının Şifreleri

‘‘Başarı için risk almak gerekir”

Fox TV ekranında “Çalar Saat” programıyla dikkat çeken Gazeteci İsmail Küçükkaya, Atılım Üniversitesi öğrencileri ile iş hayatına ilişkin önerilerini ve hayat tecrübelerini esprili anlatımıyla paylaştı

DAMLA ERDEM - ASLI TİBEY

İşletme Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nün öncülüğünde Atılım Üniversitesi İletişim Topluluğu tarafından düzenlenen “Medya ve Ötesi” başlıklı etkinlikte Gazeteci İsmail Küçükkaya konuşmacı olarak yer aldı. Küçükkaya, “Eğer bir şeyi gerçekten istiyorsan, gerçekten hayalini kuruyorsan, hayalini kurduğun o şey için gerçekten çaba gösteriyorsan onu muhakkak başarırsın. Ayrıca risk alın ve bundan korkmayın eğer hayatta biri hiç başarısız olmamışsa o kişi hiç risk almamış birisidir” dedi.

İletişim Topluluğu’nun düzenlediği “Medya ve Ötesi” etkinliği, Orhan Zaim Konferans Salonu’nda 29 Nisan Cuma günü gerçekleştirildi ve yoğun ilgiyle karşılandı. Atılım Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Yıldırım Üçtuğ, İşletme Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Hasan Ünal, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Başkanı Prof.Dr. İrfan Erdoğan yanı sıra çok sayıda akademisyen ve idari personel de etkinliği takip etti. Fox TV’de “Çalar Saat” programıyla hafta içi her gün ekranlar aracılığıyla ülke genelinde ciddi bir izleyici kitlesi yakalamış olan İsmail Küçükkaya, Atılım ailesi tarafından da sıcak bir ortamda yakından izlendi.

Küçükkaya, konuşmasına “Sen İsmail Küçükkaya’sın. Kütahya’nın Simav ilçesinde doğmuş, devlet okullarında okumuş, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olmuş,  5 yıl boyunca Akşam gazetesinde genel yayın yönetmenliği yapmış, son 3 yıldır da televizyonda sabah programı yapmaktasın ve sen şimdi bunca yaşanmışlık ve hayat tecrübesinden sonra Atılım Üniversitesi’nde okusan, yaşın 19 olsa ve adın İsmail Küçükkaya olsa ona neler söylemek isterdin’’ düşüncesiyle konuşmasın şekillendirdiğini söyledi. “26 yıl hem okudum hem çalıştım hem de yaşadım o yüzden size akademik bir konuşma yapmayacağım; size yaşadıklarımı ve tecrübelerimi anlatacağım” diyen Küçükkaya söz verdiği gibi deneyimlerini ve yaşam tecrübelerini Atılım öğrencileriyle paylaştı.

Küçükkaya, kendi hikâyesinin 1989’da Gazi üniversitesi İletişim Fakültesini kazandığında başladığına inanıyor. Gazeteye aşkla tutkuyla bağlı biri olduğunu ifade eden Küçükkaya, gazete yönetmenin en büyük hayallerinden biri olduğunu dile getirdi. “Eğer bir şeyi gerçekten istiyorsan, gerçekten hayalini kuruyorsan, hayalini kurduğun o şey için gerçekten çaba gösteriyorsan onu muhakkak başarırsın” sözleriyle kendi başarısının sırrını paylaştı.

“Aramamız gereken şey cevaplar değil sorulardır”

Küçükkaya, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Korkmaz Alemdar’ın öğrencilerinden biri olduğunu belirterek, hoca-öğrenci ilişkisine ve akademik kadronun önemine değindi: “Öğrenci- hoca ilişkilerine baktığımda kendi kendime diyorum ki aslında aramamız gereken şey cevaplar değil sorulardır. Atılım Üniversitesi’ne davet edilmeden önce öğretim elemanı kadrosu hakkında bir bilgim yoktu ama araştırdığım ve okulunuz öğretmenlerinin farkındalığını gördüm. Sizlerin bu yönden şanslı olduğunu düşünüyorum bunu da değerlendirmeniz gerektiğine inanıyorum çünkü bir öğretmen bir insanın hayatını etkiler ve değiştirir.”

“Nasıl farklılaşırım sorusunu kendinize hep sorun”

“Sabah haberlerinin sayısının çokluğu bakımdan benim bir gazeteci de olarak daha farklı şeyler yapmam gerektiğine inanıyordum bu yüzden kendime hep nasıl farklılaşabilirim diye sordum ve şu cevapları bulup bunları uyguladım; kendi yorumunu kattım, diğer insanların sosyal medya aracılığıyla haberlere katılımını sağladım, çiçek koydum, şiir koydum, her gün bir kitap tanıtımı yaptım. Türkiye’de ilk defa her gün yerel gazetelerinin manşetlerine programımda yer verdim, her gün iki tane televizyon yazısı yazdım, Çalar Saat’te dijital gazete olayını gerçekleştirdim. Farklılaşmak çok önemlidir hele ki benim gibi her gün 3 saat 15 dakika televizyona çıkıyorsanız rakiplerinizden farklı olma zorunluluğunuz kaçınılmazdır çünkü nerden baksanız Cumhurbaşkanından sonra televizyona en çok çıkan adamım’’ diyen Küçükkaya tüm salonu gülümsetti.

“Herhangi Bir İşte Mükemmelleşmek İçin Çok Çalışın ve Risk Alın”

Küçükkaya, ‘’Yetenek bir insanın başarısının %20’sidir bu yüzden çok çalışın, meraklı olun, çok okuyun ve kendinize güvenin. Ben Türkiye’nin en iyi gazetecisi olduğuma inanıyorum ilk beşte değil ikinci değil, birinci olduğumu düşünüyorum. Ayrıca risk alın ve bundan korkmayın eğer hayatta biri hiç başarısız olmamışsa o kişi hiç risk almamış birisidir’’ diyerek önemli öğütlerde bulundu.

“Deli Cesaretini Değil Akıllı Cesaretini Kullan”

“Türkiye’de gazetecilik çok zor özellikle popüler bir gazeteciyseniz çeşitli sorunlarla karşılaşmamanız mümkün değildir. Hapse girebilir, dayak yiyebilir, esir alınabilir hatta öldürülebilirsiniz ama bütün bunlar başına gelebilir diye doğru olduğuna inandığın şeyi yapmaktan vazgeçersen sen de kaybedersin. Vicdan nedir? Vicdan akşam başını rahatça koyup uyuduğun yastıktır önce vicdanlı olacaksın. Elbette korkuyoruz, korkmuyoruz dersek yalan olur, insanız. Fakat bize cesaret lazım ve gerçek cesaret korkularından ürettiğin cesaretindir. Bu ürettiğin cesaret deli cesareti değil akıllı cesareti ise doğru yoldasınız demektir” diyen Küçükkaya Türkiye’deki gazetecilik konusunda sitemlerini ve yapmamız gerekenleri dile getirdi.

“Özgür Ortam Çok Önemli”

“Fox TV’deki özgür ortama çok minnet borçluyum. Fox TV dünyada 75 TV markası olan ve Türkiye’de televizyon işi dışında başka hiçbir işi olmayan tek kanaldır. Diğer özel kanalların medya patronlarındaki gibi hiçbir siyasi ve ticari yapısı ve bağlantısı yoktur bu durum da çalışanlarına büyük bir özgürlük ortamı sağlıyor” diyen Küçükkaya özgür ortamın haber yapmadaki önemini bu cümlelerle vurguladı.

“Ben Bir Aynayım, Bana Baktığınızda Kendinizi Görebiliyor Musunuz?”

‘‘Medya her şeyi halka göstermeli, hiçbir şeyi saklamamalıdır. Gerçeği halka göstermek için medyayı kullandım. Bir yıl boyunca 25 ili gezip oralardan canlı yayınla haber yaptım, her gün sokakta 5-6 anne ile konuştum. Günümüzde medya cesaretli ve eleştiriye açık değildir. Ben televizyona çıktığım her gün beş eleştiriye cevap vereceğim üzerine söz verdim ve bunu yapıyorum. Çünkü ben bir gazeteciyim, haberciyim; halka toplumdaki olayları bir ayna gibi doğrudan korkmadan anlatmam lazım, ben bir aynayım ve siz şimdi bana baktığınızda kendinizi görebiliyor musunuz?’’ diye soran Küçükkaya’ya öğrenciler büyük bir alkışla karşılığını verdi.

“Kitleye Oynarsan Kaybedersin”

Küçükkaya, “Toplumun sosyolojini ve psikolojini anlamadan haber yapmak yanlıştır. Halk zaten medyaya güvenmiyor. Kitleye oynarak onları kandırabileceğini sananlar var oysaki kitle senin oynayıp oynamadığını anlar, kitleye oynarsan kaybedersin. Örneğin ben güvenilir haber yapma konusunda bir puzzle gibi tüm gazetelerin bir olay hakkındaki haberlerini tek tek gösteriyorum” dedi.

“Mizacım İyimser Ama Ülkenin Geleceği Konusunda Kaygılıyım”

Küçükkaya, ‘‘Hayatın merkezine parayı koymak yerine bir anlam bir amaç üretmeyi hedef edinin ve bunu hayatınız merkezi yapın. İnsan sezgileriyle hareket etmeli ama maalesef modern çağ sezgilerimizi yok ediyor, hayal kurmakta bile zorlanır hale geldik, çocuklara hayal kurmayı öğretmeliler. Eğer ki Milli Eğitim Bakanı olsaydım ilk iş hayal kurma adlı dersi okullarda okuttururdum. Mizacım iyimser ama ülkenin geleceği konusunda kaygılıyım. Ne yazık ki Türk toplumunda vurdumduymazlık, nemelazımcılık ve bana dokunmayan bin yaşasıncılık gittikçe artmaktadır’’ diyerek öğütlerde bulunurken sitemlerini de dile getirdi.